cansu-kayanin-oldugu-yerde-kesif-2Ortaca’da 18 yaşındaki Cansu Kaya’nın geçen yıl suda ölü bulunduğu Dalyan Kanalı’nda bugün Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından keşif yapıldı. Tutuklu iki sanığın olayı büyük bir soğukkanlılıkla anlattığı keşifte, Cansu Kaya’nın çiftçi babası Osman Kaya, “Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.

14 Haziran 2015′te, garson olarak çalıştığı Dalyan Mahallesi’ndeki restorandan mesai bitimi ayrılan ve daha sonra ortadan kaybolan Cansu Kaya’nın 3 gün sonra Dalyan Kanalı Çandır Geçişi Mevkisi’nde, su üzerinde cesedi bulundu. Üzerinde sadece iç çamaşırı olan Cansu Kaya’nın, Muğla Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından yapılan ilk otopside, elle ve telle boğulduğu ve tecavüze uğradığı bulgularına rastlandığı yolunda rapor verildi. Bunun üzerine sanık avukatları yeni rapor talebinde bulundu. İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan gelen ikinci raporda ise genç kızın suda boğularak öldüğü belirtildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun verdiği rapora Cansu Kaya’nın babası Osman Kaya’nın avukatları itiraz etti. Dosya, itiraz üzerine Adalet Bakanlığı Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderildi. Buradan da gelen ve 44 uzmandan oluşan kurulun verdiği raporda, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun verdiği rapordaki gibi Cansu Kaya’nın suda boğularak öldüğü, tecavüz bulgusuna rastlanmadığı ve travmatik tesirle öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı ifadeleri yer aldı. Kaya Ailesi’nin gönüllü avukatlarından İsmail Can Varol, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Genel Kurulu’ndan gelen rapora itiraz etti.

cansu-kayanin-oldugu-yerde-kesif“Soğukkanlılıkla olayı anlattılar”

Davada rapor savaşları yaşanırken Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi, bugün Cansu Kaya’nın ölü bulunduğu Dalyan Kanalı’nda keşif yaptı. Bugün saat 10.00′da başlayan keşfe, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Ogün Ahmet Tepe ve mahkeme heyeti, “canavarca hisle veya eziyet çektirerek adam öldürmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisleri istenen tutuklu sanıklar Necati Demir ve Mehmet Poyraz Çalhan, sanık vekili avukatlar Ali İncesu ve Coşkun Demir, öldürülen Cansu Kaya’nın avukatları İsmail Can Varol ve Berna Babaoğlu Ulutaş, Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Polis bünyesinde görev yapan Marmaris Sualtı Ekibi’nden beş dalgıç katıldı.

Jandarmanın geniş güvenlik önlemi aldığı keşifte, tutuklu iki sanık, Cansu Kaya’nın suya düştüğü noktadaki “Seastar” isimli tekneye bindirilip, olayı anlatmaları istendi. Elleri kelepçeli iki sanık, büyük bir soğuk kanlılıkla olay gecesi yaşananları anlattı.

“Dalgıçlar suda ölçüm yaptı”

Bu sırada dalgıç ekipleri de sanıkların verdiği ifadeler doğrultusunda suda ölçümler yaptı. Temsili olarak dalgıçlardan biri genç kızın düşme anını sanıkların ifadeleri doğrultusunda canlandırdı. Teknedeki keşfin ardından, iki sanığın olayın ardından genç kızın kıyafetlerini yaktıklarını söyledikleri yaklaşık 5 kilometre mesafedeki İztuzu Yolu, Sulungur Gölü Mevkisi’ne geçildi. Burada da sanıkların yaşananları anlatmasının ardından tekrar Dalyan Kanalı’ndaki genç kızın cesedinin bulunduğu noktaya dönüldü. Burada bir keşif heyetine ait minibüste tanıkların da ifadelerine başvuruldu.

“Adaletin yerini bulmasını istiyoruz”

Keşfi Cansu Kaya’nın babası Osman Kaya, ablası Burcu Kaya ve 15 arkadaşı ile sanık yakınları da izledi. Öldürülen genç kızın babası Osman Kaya, “Mahkeme, Muğla Adli Tıp Kurumu’nun verdiği raporu dikkate almıyor. Ancak, diğer verilen raporların düzmece olduğunu düşünüyoruz. Ama adalete güveniyoruz. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.

Dalgıç Bilirkişiler: “Sudan çıkamama ihtimali var”

Keşfin ardından açıklama yapan sanık avukatları, dalgıç bilirkişilerin yüzme bilmeyen birinin böyle bir bölgede suya atlaması halinde tekrar yüzeye çıkamama ihtimali olduğunu belirtmelerinin müvekkilerinin suçsuzluğunun kanıtı olduğunu söyledi. Keşfin ardından açıklama yapan tutuklu sanık Necati Demir’in avukatı Ali İncesu, “Daha önce Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporla adli tahkikatla suda boğulmanın nasıl olabileceğinin araştırılması için mahkemeye bir yönlendirme yapılmıştı. Bugün de bunun için burada toplanmış durumdayız. Olayın gerçekleştiği yer bir tekne. Teknenin küçük olması nedeniyle bir kişinin burada iddia edilen suçları işleme ihtimali bulunmadığı, buradaki incelemelerde çok net bir şekilde tespit oldu. Keza dalgıçlar ile de bir inceleme yapıldı. Dalgıçların yaptıkları incelemelerde, yüzme bilmediği için kızın suya atladığı anda tekrar çıkamama ihtimali olduğunu yönünde beyanları var. Bunun raporlarını bekliyoruz. Bu raporla beraber zaten bahsetmiş olduğumuz adli tahkikatta tamamlanmış olacak. Müvekkillerimizin suçsuzluğunu her geçen gün delillerle ispat ediyorduk, bugün bir kez daha yapılan keşifle beraber suçsuzluğumuzu ispat ettik. Bundan sonra da zaten her şey mahkemenin takdirindedir. Dosyada olan her şey müvekkillerimizin suçsuzluğunu sonuna kadar ispat etmektedir” dedi.

Diğer tutuklu sanık Mehmet Poyraz Çalhan’ın avukatı Coşkun Demir de “Eylül ayından bu zamana kadar bu yargılamada çok emek verdik. Geçtiğimiz duruşmada da Adli Tıp Genel Kurulu tarafından bu meselenin suda boğulma vakası olduğu net bir şekilde bütün çelişkileri giderilecek şekilde ortaya çıkartıldı. Akılda kalan belli bazı soru işaretlerinin giderilmesi için keşif yapılması talebinde bulunduk. Karşı tarafın avukatları ile beraber bugünkü yapılan keşifte özellikle benim için önemli olan dalgıç bilirkişilerin beyanıydı. Kendilerinin de beyanına baktığımız zaman Cansu Kaya’nın suya atladığı yerin 4 metre ve biraz ilerisinde 7 metre derinlikte olduğu, o derinlikteki kısmın balçık ve mile kaplı olduğu, buraya atlayan ve yüzmeyi çok fazla bilmeyen bir insanın tatlı su da olması nedeni ile boğulmasının çok yüksek ihtimal olduğu belirtildi. Bunlar da bizim geçen celselerde gelen raporlarımızla beraber değerlendirildiğinde en başından beri iddia ettiğimiz gibi bu elim olayın bir kaza olduğu, bir cinayet olmadığı noktasında birleşmektedir. 24 Haziran’da duruşmamız var, bu duruşmada da yapılacak olan inceleme neticesinde gerekli olan sonucu alacağımızı düşünüyorum” dedi.

“Yeni deliller sunacağız”

Cansu Kaya’nın ailesinin gönüllü avukatları Berna Babaoğlu Ulutaş, Atilla Erol ve Okşan Palabıyıkoğlu adına meslektaşları İsmail Can Varol, “Adli Tıp Genel Kurulu raporunda, olayın adli tahkikat ile çözülmesi yönünde görüş vardı. Zaten bir taraftan da adli tahkikat devam ediyordu. Bu duruşmada sadece bilirkişi raporlarına göre bir hükme varmayacaktı, mahkeme heyeti, o tahkikat ile ilgili bugün olay yerinde genel bir inceleme yaptı. Dalgıçlar, uygulamalı inceleme yaptı, kısmen de olsa burada bir bilgi verdiler. Daha sonra bir rapor düzenleyecekler. 24 Haziran’da yapılacak olan duruşmada Muğla Adli Tıp Uzmanı mahkemeye davet edildi, onun görüşlerine başvurulacak. Tüm bu delilleri topladıktan sonra eğer soruşturmanın genişletilmesi yolunda her iki tarafın da talepleri olursa, duruşmalar uzayabilir. Önümüzdeki duruşmalarda yeni deliller sunacağız. Adalet yerini bulsun, maddi gerçek ortaya çıksın, Cansu’nun katilleri bulunsun istiyoruz. Bunlar sanıklarsa da cezalandırılsın istiyoruz ki biz bunların sanıklar olduğuna inanıyoruz” dedi.

Haber: DHA

Paylaş
  • gplus
  • pinterest