nurettin-demirCHP Muğla Milletvekilleri Nurettin Demir, Ömer Süha Aldan ve Akın Üstündağ, Bodrum’da partililerle bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan milletvekillerinden Nurettin Demir, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne şehit cenazesinde atılan kurşun olayının hatırlatılması üzerine, “Devlet artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti değil, AK Parti’nin bir devletidir ve çeteleşen bir devlettir maalesef” dedi.

CHP Muğla Milletvekilleri Prof. Dr. Nurettin Demir, Ömer Süha Aldan ve Akın Üstündağ, CHP Bodrum İlçe Başkanlığı binasında partilileriyle bir araya geldi. CHP Bodrum İlçe Başkanı Recai Seymen’in de hazır bulunduğu toplantıda CHP’li milletvekilleri, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP’li milletvekillerinden Nurettin Demir, Kemal Kılıçdaroğlu’na şehit cenazesinde önüne atılan kurşun olayıyla ilgili konuştu. İktidarın, hakaretlerle gündemi değiştirerek toplumu gerçek sorunlardan uzaklaştırdığını öne süren Demir, “Ana muhalefet partisinin başkanının şehit olaylarına katılmasını istemiyorlar. Bundan rahatsızlık duyuyorlar. Katılmaması içinde acaba ne yapabiliriz diye düşünüyorlar. Böyle bir provokasyon hazırlıyorlar. Kurşun olayı bunun yansımasıdır. Aslında kurşun genel başkanımıza atılmış bir kurşun değildir. Cumhuriyetimize, Atatürk ilkelerine, özellikle parlamenter sistemimize atılan bir kurşundur. Başbakanın, içişleri bakanının ve diğer bakanların olmasına rağmen ses çıkarmamaları hukuk devletinin çürümüşlüğünün göstergesidir. Yani başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere hükümet ve başbakan çeteleşmiştir. Çete devletini oluşturmaktadırlar. Ve ak trollerle birlikte maalesef bunlar örgütlü programlı bir saldırıdır” dedi.

“Mahrumiyetleri yerinde inceleriz”

Cezaevleri Denetleme Komisyonu üyesi olan Demir, CHP’lilerin teröristleri cezaevinde ziyaret ettiği yönünde çıkan tartışmalara yönelik bir soruyu da yanıtladı. Altı yıldır partisinin cezaevi denetleme komisyonu bulunduğuna, ayrıca TBMM’nin İnsan Hakları Komisyonu’nun da olduğuna işaret etti. TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun iktidar ve muhalefet partili milletvekillerinden oluştuğunu belirten Demir, “Zaman zaman gelen şikayetleri ve sorunları yerinde incelemek üzere, meclisin görevlendirmesiyle 2 AK Partili bir de CHP’li ya da başka muhalefet partisinden olmak üzere olayları gider yerinde incelerler. Biz de CHP’nin cezaevi komisyonu üyeleri olarak bize mektuplar gelir. Hangi suçtan olursa olsun, ister seri cinayetten olsun, ister Hizbullahçı, ister dinci terörist olsun, ister KCK’dan olsun, isterse eşcinsel olsun, cezaevindeki işkenceleri, mahrumiyetleri yerinde inceleriz. Çünkü bir milletvekilinin hem yasama hem de denetleme görevi vardır. Biz Türkiye’deki tüm mağduriyetleri yerinde inceleyen, halkımızın bize verdiği görevi ve Anayasa’dan kaynaklanan bu görevleri yerine getiririz” dedi.

“Ordunun üzerindeki kumpası ortaya çıkardık”

200′ün üzerinde cezaevinde 1600′den fazla mahkumun bu tür şikayetlerini yerinde giderek görüp inceleyen bir grup olduklarını belirten Demir, “Ergenekon, Balyoz, Askeri Casusluk, Aziz Yıldırım veya cübbeli Ahmet daha kimler, neler neler gittik onların mağduriyetlerini yerinde gördük raporlaştırdık, dünyaya ulaştırdık. Ve ordunun üzerinden bir kumpas yaratıldığını ortaya çıkardık. Balyoz davası, Ergenekon davası düştü. Onlar bizim sayemizde oldu. Her mağdur kimse, cezaevine girdikten sonra devletin güvencesi altındadır. Siz ona terörist, ona gitmeyin, buna gelmeyin deme hakkınız yok. Böyle ayrımcılık yapamayız. Zaten bizim özümüz de insana, insanlığa hizmet etmektir. Onun suçu ne ise mahkeme karar verecektir. Hüküm giymişse, cezasını kendisi çekecektir. Bizim görevimiz onun insanlıkla ilgili sorunlarını ortaya çıkarmaktır” diye konuştu.

“Kılıçdaroğlu İmralı’ya mı gitti?”

Algı yönetimiyle bu konunun cımbızlandığını öne süren Demir, “Bunlar çeteleşmenin bir göstergesidir. Bunlar devleti yönetemiyor. Ciddi bir yönetim zafiyeti vardır. Bu zafiyeti, dış politikadaki, ekonomideki, turizmdeki bu kötü gidişatı bu tür günlük gündem yaratarak kamuoyunun dikkatini başka yere çekmek. Amaçları bu. 6 senedir bilmiyorlar mı? Bu raporları okumadılar mı? Bu raporlarla bu mahkemeler ve paralel yapısı ortaya çıkmadı mı? Niye bunları söylemiyorlar? Biz mi onlarla birlikte Oslo’da PKK ile aynı masaya oturduk? Biz mi Şivan Perver’le sahneye çıktık? Ya da Silopi’de kırmızı halılar serdik? Biz mi Kuzey Irak Kürt lideriyle kol kola gezdik? Ben İmralı’ya gittim mi? Kemal Kılıçdaroğlu İmralı’ya mı gitti? Ama onlar gittiler. Niye bunu görmüyorlar. Türkiye’yi kurmuş bir Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin bölünmesini isteyen bir terörist grubuyla iş birliği içerisinde olabilir mi? Mümkün mü? Ama yön saptırıyorlar” diye konuştu.

Haber: DHA

Paylaş
  • gplus
  • pinterest