fransiz-gazeteciler-mehmet-kocadonBodrum Belediyesi ve TAV Havalimanları iş birliğiyle tanıtım atağına geçen Bodrum’a gelen Fransız gazeteci ve yazarların “Bodrum bizde tekrar buraya geri gelme isteğini uyandırdı” şeklindeki sözleri, akla Halikarnas Balıkçısı’nın ünlü sözlerini getirdi…

Yaşanan zor şartlara rağmen mücadeleyi elden bırakmayan Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon; TAV Havalimanları iş birliği ile 12 ülkeden 15’erli gruplar halinde 700 turizm seyahat gazetecisi ve yazarını Bodrum’da ağırlamak için çalışmaları başlattı. Bodrum’a kaldıkları hayranlıkla ülkelerine dönen 35 kişilik Fransız grubunu en iyi şekilde ağırladıklarını belirten Başkan Kocadon, 20 Nisan’da ise ikinci grubu; 50 kişiden oluşan İngiliz turizm seyahat gazetecisini, sosyal medya fenomenleri ve blog yazarlarını Bodrum’da misafir edeceklerini söyledi.

Fransa’nın 6 şehrinden Bodrum’a gelen 35 Fransız gazeteci ve yazar, 30 Mart – 3 Nisan 2016 tarihleri arasında Bodrum yarımadasında çeşitli ziyaretlerde bulundu. Fransızların “Bodrum bizde tekrar geri gelme hissini uyandırdı” şeklindeki duygu yüklü sözleri de ünlü Bodrum aşığı şair-yazar, mavi yolculuğu başlatan isim Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın şu sözlerini akla getirdi:

“Yokuşbaşı’na geldiğinde Bodrum’u göreceksin. Sanma ki sen geldiğin gibi gideceksin. Senden öncekiler de böyleydiler. Akıllarını hep Bodrum’da bırakıp gittiler.”

Deniz – kum – güneş ile “tarih” ve “kültür” Bodrum’da bir arada…

Bodrum Kalesi Sualtı Arkeoloji Müzesi, Bodrum Antik Tiyatro, Myndos Kapısı, Bodrum Deniz Müzesi ve Milas çevresindeki Labranda Antik Kenti gibi tarihi ve kültürel mekanları ve lüks konaklama tesislerini ziyaret eden Fransızlar, Bodrum’un deniz güneş kum üçlüsünden ziyade kültür turizminde dünyada önemli bir yere sahip olduğunu belirttiler. Saint Tropez ile Bodrum’un karşılaştırılmasının bile yanlış olduğunu ifade ederek, Herodot ile anılan Bodrum’un, Saint Tropez’den çok daha fazlasına sahip olduğu yorumunu yaptılar. 4 gün boyunca Bodrum’u gezen Fransızlar, Bodrumluların misafirperverliği başta olmak üzere tarihi ve kültürel yönleri ile yöresel tatlarına, Bodrum’un doğal kent dokusuna, doğal güzelliklerine ve üst segmentteki kaliteli otellerine hayran kaldılar.

“Gördüğüm kadarıyla Bodrum yarımadasının çok çeşitli özellikleri var”

Bodrum hakkındaki duygu ve düşüncelerini paylaşan Fransız gazeteci Isabella Brigout, “Bodrum’u önceden bilmiyordum ama Fransız arkadaşlarıma Bodrum’u anlattığım zaman çok şanslı olduğumu söylediler. Çünkü arkadaşlarımdan bazıları Bodrum’u biliyorlardı, daha önce buraya gelmişlerdi ve bana dediler ki: ‘Göreceksin, Bodrum mimari açıdan çok ahenkli bir kent, bütün her şeyini korumuş ve artı olarak 15’inci yüz yıla ait bir şato, bir kale de var.’

Bu yarımadanın, Bodrum yarımadasının gördüğüm kadarıyla çok çeşitli özellikleri var. Kuzeyinde özellikle çok güzel kumsalları, belirli bir kesime hitap eden çok güzel plajları var. Çok güzel gemileriyle çok güzel marinaları, limanları var. Şehir içinde el yapımı, el sanatları ürünlerin satıldığı çok güzel küçük mağazaları var. Bodrum’un yemekleri de çok güzel. Ben aslında çok fazla yemek yemem ama çok hafif yemekleri var. O yüzden burada güzel yemekler yeme fırsatını buldum. Bu söylediklerimin hepsinin en üstünde gelen bir şey var ki o da; Bodrumlu arkadaşlarımızın misafirperverliğidir. Bu, anlattıklarımın hepsinin üzerinde geliyor benim için.” dedi.

brice-charton“Bodrum, Fransızların düşlediği tatili sunuyor…” 

Fransız gazeteci Brice Charton ise aynı zamanda Fransız Turizmci Gazeteciler Derneğinin üyesi olduğunu ifade ederek, “Bodrum’a ilk kez bu gezi sayesinde geldim. Fakat Bodrum Kalesi dolayısıyla Bodrum’un adını daha önce duymuştum. İkincisi ise bütün dünya jet sosyetesinin buraya gelerek eğlence hayatına katılmasından dolayı tanıyorum burayı. Türkiye’ye birkaç defa gelme fırsatım olmuştu ama Bodrum’a ilk kez geldim. Bodrum’da en çok dikkatimi çeken, burada insanların çok misafirperver oluşları, ikincisi de mimari açıdan Bodrum’un çok güzel bir ahenge sahip olması. Ve bunların muhafaza edilebilmiş olması da beni çok şaşırttı. Fransız turistlerin bir özelliği var ki; Amerikalıların yaptığı gibi değil. Çünkü Amerikalılar, bir yere gittiği zaman bir hafta boyunca kaldıkları yerde çıkmadan konaklayabiliyorlar. Ancak Fransız turistler gittikleri yerde -tabii ki onlar da deniz kum güneş arıyorlar ama onun dışında- kültürel faaliyetler de arıyorlar, tarih kokan yerlere gitmeyi de seviyorlar. Yani iki özelliği de aynı anda bulmaya çalışıyorlar aynen Bodrum’da olduğu gibi. Kısacası plaj, sahiller, tarih, kültür ve aynı zamanda eğlence de olacak. Şunu açıkça söylemek gerekirse sezon henüz başlamadı ama Bodrum gecelerini az da olsa görme şansımız oldu ve zaten Bodrum gecelerinin çok güzel olduğunu da daha önce çok duymuştum. Geniş seçenek yelpazesi olan Akdeniz mutfağı, Ege mutfağı var burada ve muhteşem. Özellikle de bu golf kulübe geldiğimiz de iyi oldu. Biraz spor yapıp hafifleyeceğim çünkü çok fazla yemek yedim.” şeklinde konuştu.

“Özetle Bodrum; bize tekrar buraya geri gelme isteğini veriyor”

noureddine-chafai-2Tunuslu gazeteci AFJET üyesi Noureddine Chafai, özellikle Tunus’ta yayımlanan fakat bütün Fransızca konuşan ülkelerde dağıtılan Tribün gazetesinin temsilcisi olduğunu belirterek, Fransa’daki turizmci gazeteciler cemiyetinde de yazılar yazdığını söyledi. Bodrum adını daha önce çok duyduğunu ifade eden Chafai, “Bilhassa da Fransa’da Bodrum asıllı olan Türk arkadaşlarım var. Hakikaten Bodrum çok büyük bir sürpriz oldu benim için. Çünkü burada herkes çok misafirperver ve bilhassa da şehrin yeşilliği ile ilgili de çok büyük bir sürprizle karşılaştım, burası çok yeşil bir kent. Tunus asıllı bir Fransız olarak, Sayın Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon’un da açıklamış olduğu gibi Fransa’daki Nice şehriyle Bodrum’un bir kardeşlik projesi olmasından dolayı çok büyük memnuniyet duydum. Artı olarak Tunus’taki turistik bir destinasyon olan Djerba kentiyle de iş birliği çalışmaları içerisinde olduğu için de ayrıca çok büyük memnuniyet duydum. Bodrum’u tek bir cümleyle özetlemek gerekirse; buraya geldiğimiz zaman Bodrum bize tekrar buraya geri gelme isteğini veriyor. Gezdiğimiz oteller de tek kelimeyle muhteşemdi. Otellerin lüks açısından sunabildikleri hizmetler çok çok önemli. Örneğin Mandarin Oriental Otel. Bu yer sanıyorum ki bölgenin en muhteşem otellerine sahip bir yer. Müşteri bu otellerde hem dinlenebiliyor hem huzur bulabiliyor. Buradaki lüks, en azından bu bölgede başka bir yerde yoktur sanırım. Bodrum’da herkesi çok aktif ve faal buldum. Aynen belediye başkanınızın örneğinde olduğu buradaki herkes çok faal çok aktif.” şeklinde konuştu.

“Saint Tropez’in simgesi Brigitte Bardot, Bodrum’un simgesi ise Herodot… Aradaki kültür ve tarih farkını hemen görebiliyorsunuz”

philippe-moachonFransa’daki Fransa Turizm Gazetecileri Derneği (AFJET) Başkanı Philippe Moachon da AFJET’in 1938’den beri mevcut olduğunu ifade ederek, “O zamandan bu yana bizim meslektaşlarımız, Fransız turistler nereye tatile gidebilir, hangi destinasyonu seçebilir diye araştırmalara başlamışlar. İstanbul ve Antalya hakkında araştırmalarımız olmuştu ama bu anlamda Bodrum’a ilk defa seyahat ediyoruz. Benim açımdan yanlış bir benzetilme yapılıyor. Bodrum’u Saint Tropez ile karşılaştırıyorlar ama bana göre yanlış. Çünkü Saint Tropez, dünyada herkesin gittiği bir yer, bir tatil yeri fakat Bodrum sadece onunla da sınırlı değil. Bodrum’da o da var fakat Bodrum aynı zamanda kültürüyle ve tarihiyle de yaşıyor. Çok basit bir örnek verebilirim: Saint Tropez’in simgesi kim? Brigitte Bardot, yani Fransız sanatçısı. Bodrum’un simgesi kim? Herodot… Dolayısıyla aradaki kültür ve tarih farkını hemen görebiliyorsunuz. Bunun yanında oteller çok kaliteli ve çok temiz. Fransa’daki oteller, Türkiye’dekilerden ders almalılar. Buradaki yemekler de bir harikaydı. Zannediyorum ki Bodrum’a daha fazla turist gelecektir. Antalya’da yoğun ve ucuz bir talebe karşılık veren bir turizm var. Fakat burada kaliteye yönelik, tarihe ve kültüre yönelik bir turizm olabilir. Tabi ki fiyatların çok pahalı olmaması şartıyla…” şeklinde açıklama yaptı.

“Bodrum’un tarihi zenginlikleri de beni çok şaşırttı çünkü biz hep Yunanistan’ı bilirdik…”

Fransa’nın Toulouse şehrinden Agence de presse N.C.I.E yetkilisi gazeteci Duffaut Philippe ise ailesiyle birlikte birkaç kez Türkiye’ye geldiği ancak Bodrum’a ilk defa geldiğini belirterek, “Daha önce başvurduğum seyahat acenteleri Bodrum’dan bahsetmişlerdi ve burada tatil sunmuşlardı. Bilhassa Mavi Yolculuk turlarını sunmuşlardı ama gelmeye fırsatım olmamıştı.  Bodrum’a geldiğim andan itibaren büyük bir sürprizle karşılaştım. Söylemiş olduğum gibi daha önce birkaç kez Türkiye’de bulunmuştum ama Bodrum’u kendimize Avrupalılar olarak daha yakın hissettim. Örnek olarak İstanbul’da birkaç kez bulundum ama İstanbul’un kültürü açıkçası bize daha uzak. Bodrum’u ise kendimize çok daha yakın hissettim. Bodrum kesinlikle daha Avrupai bir şehir… Özellikle Bodrum’daki oteller çok üst düzey kalitede ve muhteşem. Bugün yüzme fırsatım da oldu ve deniz de gayet güzeldi. Tarihi ve kültürel açıdan da çok büyük bir sürprizle karşılaştık burada çünkü biz hep Yunanistan’ı bilirdik tarihi mekanların bulunduğu yer olarak ama Bodrum’da da aynı şeyler var. O açıdan Bodrum’un tarihi zenginlikleri beni çok şaşırttı. Şunu da söylemem gerekir ki, başka bir alanda da çok şaşırdım: insanlarının misafirperverliği. Beni bu çok fazla şaşırttı çünkü daha önce Türkiye’ye geldiğim zamanlarda turist olunca ticari yaklaşım olduğunu düşünürdüm ama burada yani Bodrum’da bunu hiç hissetmedim. İnsanlar birbirine çok yakın, çok sıcaklar. Özellikle de biz yabancılara karşı ve bu da çok hoşa giden bir şey oldu. Bizi karşılayanlar da dahil buradaki tüm kişilerde hissettiğim bir duygu bu.” şeklinde ifade etti.

Başkan Kocadon: “Fransız konuklarımızı en iyi şekilde ağırladık, sıra İngilizlerde…”

Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, çalışmalar kapsamında gelen ilk misafir grubu olan Fransızların Bodrum’a hayran kaldıklarını, ikinci grup olarak 20 Nisan’da ise İngilizlerin geleceğini belirtti. Başkan Kocadon açıklamasında, “Bir turizm kenti olan Bodrum’u tüm dünyaya en iyi şekilde tanıtmak için mücadelemizi sürdürüyoruz. TAV Havalimanı Holding yetkilileriyle yapmış olduğumuz görüşmeler sonunda, 30 Mart – 15 Haziran tarihleri arasında bir çalışma başlattık.  12 ülkeden turizm seyahat gazetecileri, sosyal medya fenomenleri ve blog yazarlarından oluşan toplamda yaklaşık 700 kişiyi Bodrum’da misafir edeceğiz. İlk grubumuz, 35 kişiden oluşan Fransızları Bodrum’da ağırlayarak, onlara Bodrum’un güzelliklerini tanıttık. Gezi sonunda Bodrum’a hayran kaldıklarını söyleyen Fransızlar, misafirperverliğimiz için de ayrıca bizlere teşekkür ettiler. Çektikleri fotoğraf ve videoların yanı sıra yazılarıyla ülkelerinde ve Avrupa’da Bodrum’u en iyi şekilde tanıtacaklarına inanıyorum. Bir sonraki gazeteci ve yazar grubumuz ise İngiltere’den gelecekler. 50 kişilik bir İngiliz grubunu, 20 Nisan’dan itibaren yine güzel bir şekilde ağırlayacağız ve onlara Bodrum’u en iyi şekilde tanıtmak için ekibimle ve turizmcilerimizle birlikte çaba göstereceğiz.” dedi.

Bodrum Belediyesi ve TAV Havalimanları iş birliğiyle Bodrum’da turizm sezonunu hareketlendirmek amacıyla 30 Mart – 15 Haziran 2016 tarihleri arasında 12 ülkeden yaklaşık 700 turizm seyahat gazetecisi, sosyal medya fenomeni ve internet bloggerları Bodrum’a gelmeye başladı. Çalışmalara; Başbakanlık Tanıtma Fonu, Bodrum Tanıtma Vakfı (BOTAV) Bodrum Otelciler Derneği, Bodrum Ticaret Odası ile Mondial Tourism ve Cafe Tur da destek veriyor.

Paylaş
  • gplus
  • pinterest