mahkemelik-olduFethiye’de yapılması planlanan yat-çekek ve imal yeri projesinin Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunun iptali için açılan davada, mahkeme ve bilim heyeti keşif yaptı.

Fethiye Yanıklar Mahallesi Karaot mevkiine yapılması planlanan tesisin çevreye zarar vereceği iddiasıyla gönüllü çevreciler Muğla 1. İdare Mahkemesi’ne çevre etki değerlendirme raporunun iptali için dava açtı. Aralarında köy eski Muhtarı Mithat Sarı, ÖDP İlçe Başkanı İdem Erman’ın da bulunduğu Gülbahar Edik, Özlem Kabasarı, Nermin Erdoğan ve Sedat Karabacak planlanan tesisin çevreye zarar vereceği iddiasıyla Muğla 1. İdare Mahkemesine Çed raporunun iptali için açılan davada keşif heyeti yaklaşık 2 saat inceleme yaptı.
Heyetin keşif yapacağını haber alan mahalle sakinleri ve çevreciler, Karaot Plajı’nda toplandı. Keşif heyetinin gelmesini bekleyen vatandaşların taşkınlık yapmaması için jandarma ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı. CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir de Yanıklar Mahallesi sakinleriyle birlikte keşif heyetinin incelemelerini takip etti.
Fethiye Tekne Yat İmalat ve Çekekçileri İşletme Kooperatifi ilgilileriyle mahalle sakinleri arasında küçük bir tartışmanın da yaşanması üzerine Jandarma; keşif heyetinin sağlıklı çalışması için inceleme yapılan yeri boşattı. Bu sırada mahalle sakinlerinden bir grup slogan attı.
Karaot’a gelen Muğla İdare Mahkemesi Hakimi İsmail Solmazgül, ilk olarak davalı ve davacı avukatlarından açılan dava ilgili görüş aldı. Avukatlar Bora Sarıca ve Şevket Salman görüşlerini bildirmelerinin ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile Akdeniz Üniversitesi’nden gelen bilim heyeti söz konusu projenin uygulanacağı alanda inceleme yaptı.

TAŞAN: “TÜM RAPORLARIMIZI ALDIK”
Fethiye Tekne Yat İmalat ve Çekekçileri İşletme Kooperatifi Başkanı Bülent Taşan, gazetecilere yaptığı açıklamada, projenin, 1999 yılında Karagözler mevkisindeki mevcut yat çekek yerinin kapatılmasıyla gündeme geldiğini hatırlattı. 2001 yılında yer belirleme çalışmaları kapsamında Karaot mevkisinin öne çıktığını belirten Taşan, “Bu çalışmalar kapsamında önce kooperatifimizi kurduk. 2008 yılında 1/25000 çevre düzeni planını onaylattık. 2011 yılında olumlu ÇED raporumuz aldık. 2012 yılında da koruma amaçlı imar planını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduk” dedi.
Taşan, aldıkları ÇED raporuna bazı nedenlerden dolayı iptal edilmesi için dava açıldığını, Karaot’a gelen mahkeme heyetinin de davanın keşfini yaptığını dile getirdi. Karaot’taki çalışmaları bugüne kadar kurumlardan aldıkları izinler doğrultusunda yürüttüklerini ifade eden Taşan, “Biz yanlış ve hatalı bir şey yapmadık. Burayla ilgili tüm raporlarımızı aldık. Kurumların onayına sunduk. Kurumlar verdiğimiz raporlar sonucunda onay verme aşamasına geldi” diye konuştu. Taşan, Karagözlerdeki mevcut tersanenin şu an çevreye zarar verdiğini, ancak yeni yapılacak tesiste alınacak önlemlerle herhangi bir çevre kirliliği yaşanmayacağını anlattı.
Mevcut tersanenin bulunduğu alanda imar planı değiştirilmediği için modern bir tesis yapılamadığını hatırlatan Taşan, “Şehrin dışına çıkmamız gerektiği için Karaot uygun görüldü. Buraya yapılacak tesisin çevreye zarar vermemesi için koruma amaçlı imar planına plan notu olarak koyduk. Bizim buraya gelip modern bir tesis yapmamız işletme maliyeti olarak çok yüksek olacaktır. Bu kadar maliyetli yere sanki biz istiyormuşuz gibi öne çıkarılmasını anlamış değiliz. Aslında bizim istememiz lazım çünkü burası mevcut yerden çok daha fazla maliyet gerektiriyor. Bu yüksek maliyet hem bize, hem de teknesini buraya çekmek isteyenlere yansıyacak. Ama biz sırf çevre koruma adına bu maliyeti kabul ediyoruz” dedi. Taşan, projenin gerçekleştiğinde Fethiye’nin tekne ihracatı ile dünyaya açılmasına olanak tanıyacak bir tesis olacağını ifade etti.

SARICA: “TESİS ÇEVREYE OLUMLU KATKI SAĞLAMAYACAK”
Davacı avukatı Bora Sarıca ise davanın gönüllülük üzerine yürüyen kolektif bir çalışma olarak açıldığını vurguladı. Açtıkları davada çevre etki değerlendirme raporunun iptalini talep ettiklerini kaydeden Sarıca, buraya yapılacak tesisin çevreye olumlu katkı sağlamayacağını düşündüklerini anlattı.
Karaot Plajı’nın hem deniz kaplumbağalarının üreme alanı, hemde halkın ücretsiz kullanabileceği yer olduğuna değinen Sarıca, “Burada böyle bir projenin pek akla mantığa uymayacağını düşünüyoruz. Buradaki yapılaşmanın tarıma, deniz kaplumbağalarına, balık popülasyonuna ve çevredeki yeşil örtüye zarar vereceğini düşünüyoruz. Burada yat yapılıp satılacak ama burasının doğası kaybolursa geri getirilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle bir yanlışı düzeltmek için yola çıktık. Gerekirse imar planının iptali davası, toprak koruma kurulu kararının iptali, tahsis ve işletme ruhsatlarının iptali gibi dava süreçlerini devam ettireceğiz. Umarım ilk davamızda olumlu sonuç alacağız” dedi. Bilim heyetinin yaptığı incelemenin ardından plajda toplanan vatandaşlar olaysız şekilde dağıldı.

Haber: İHA

Paylaş
  • gplus
  • pinterest