orak-adasinda-caretta-caretta-saldirisinda-5-kisi-yaralandi_1Bodrum yakınlarındaki Orak Adası’nda caretta carettalar, tekne turlarıyla geldikleri bölgede denize girmek isteyen tatilcilerin kabusu olmaya başladı. Son üç gün içinde yaşanan 9 ayrı caretta caretta saldırısında yaralanan 2′si çocuk 5 kişi hastaneye kaldırıldı.

Muğla’nın Ortaca İlçesi Dalyan Mahallesi’nde faaliyet gösteren Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER), tatilcileri caretta carettaları beslememeleri için uyarıp, saldırgan deniz kaplumbağalarını toplayıp, rehabilete edeceklerini söyledi. Bodrum’a 8 mil mesafedeki, Yalı Mahallesi’nin karşısındaki, her gün onlarca yatın uğrak yeri olan ve Bodrum’un ‘Hawaii’si olarak adlandırılan Orak Adası’nda, son bir haftadır caretta carettalar, denize giren turistlere saldırmaya başladı. Son üç günde caretta carettaların 9 ayrı saldırısı yaşanırken, 5 kişi çeşitli yerlerinden yaralanarak, hastaneye kaldırıldı. Son olarak, dün orak-adasinda-caretta-caretta-saldirisinda-5-kisi-yaralandi_6yüzmek için tekneden suya atlayan 1′i çocuk 4 kişinin caretta carettaların saldırısına uğraması saniye saniye görüntülendi. Deniz kaplumbağaların saldırısı sonucu İstanbul’dan tatile geldikleri öğrenilen 10 yaşındaki bir kız çocuğu ile Hande Akgül, Bodrum’da yaşayan Nur Çiçek (32) ve ismi öğrenilemeyen bir kişi yaralandı. Caretta caretta tarafından sağ kolu ısırılan kız çocuğunun acı içinde tekneye alınması da diğer tatilciler tarafından görüntülendi. Yaralanan üç kişiye kaldırıldıkları Bodrum Devlet Hastanesi’nde tetanoz aşısı yapıldı.

SOSYAL MEDYADAN UYARDI

Caretta carettaların saldırısına uğrayarak yaralanan Hande Akgül, sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki sayfasından Orak Adası’na tatile gideceklere uyarılarda bulunduğunu belirtip, “Yaklaşık 10 yıldır Orak Adası’nda teknemiz ile tatil yaparız. Bugüne kadar böyle bir saldırıya tanık olmadık. Yaşadıklarımız korkunçtu. Kocaman bir deniz kaplumbağası yarım saat içinde su-topbana ve üç kişiye saldırdı. Yaşı daha küçük bir çocuk olsa belki de bu saldırıda suda boğulabilirdi. Caretta carettaların neden insanlara saldırmaya başladığını bilemiyorum ancak her gün yüzlerce kişinin geldiği bu adada acilen gerekli önlemler alınmalı” dedi. Tatilcilerden İdil Kılıç da “Bugün yaşadıklarımız karşısında şok olduk. Gerçekten bir şey yapılmalı. Psikolojim bozuldu. Denize girmeye korkar oldum. Üstelik yaz boyu teknede yaşayan biri olarak bu benim için çok kötü oldu” diye konuştu. Tekne kaptanı Yiğit Çelik ise Orak Adası’nda caretta carettaların denize girenlere saldırmasının artık neredeyse her gün yaşanmaya başladığına dikkati çekip, “Her konakladığımızda birileri çığlık çığlığa kalıyor, denizde can pazarı yaşıyor. Kalp hastası olanı, az yüzme bileni, yaşlısı, çocuğu var. Birileri daha büyük zararlar görmeden tedbir alınması gerekir. Durumu Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) bildirdik” dedi.

“SALDIRGAN CARETTA CARETTALARI REHABİLİTE EDECEĞİZ”

DEKAMER alan sorumlusu Ahmet Yavuz Candan, konuyla ilgili DHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Doğal ortamda yaşayan ve vahşi olarak nitelendireceğimiz bu hayvanlar insanların elle beslemesi sonucu sürekli beklenti içinde oluyorlar. Karnı acıkan deniz kaplumbağaları insanlara yaklaşıp yiyecek beklentisi içine giriyor. Umduklarını bulamayınca ise saldırıyorlar. Konu ile ilgili Bodrum gönüllümüz ile yapacağımız çalışmalarda saldırı yapan caretta carettaları yakalayıp, merkezimize getirip rehabilite ettikten sonra tekrar doğal ortamlarına bırakacağız. Caretta carettaların ısırmasından çok önemli bir şey olmaz. Isırılan yere biraz buz konulup, bir doktora başvurulabilir. Bölgemizde, ilimiz genelinde şu ana kadar bu tür olaylara rastlamamıştık. Günlük tura çıkanlar caretta carettaları gördüklerinde kesinlikle yiyecek vermesinler” dedi.

DEKAMER’den Basın Açıklaması

Muğla’nın Bodrum İlçesi’ndeki Orak Adası’nda caretta carettaların tatilcilere saldırısıyla ilgili olarak Deniz Kaplumbağaları Araştırma Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’nden (DEKAMER) yazılı basın açıklaması yapıldı.

Açıklamada, “Deniz kaplumbağaları, tüm dünyada çeşitli anlaşmalarla koruma altında olan ve denizlerimizin sağlıklı kalabilmesi için çok önemli doğal elementlerin başında gelen canlılardır. Tüm dünyada bilinirlik düzeylerinin çok yüksek olması ile kamuya doğa koruma çalışmalarının anlatılabilmesi için ‘bayrak türler’ olarak büyük öneme sahiptirler. Deniz kaplumbağalarının korunması, sadece bazı kaplumbağa türlerinin değil, aynı zamanda deniz kaplumbağalarıyla aynı habitatları paylaşan birçok türün de korunması anlamına gelmektedir. Ülkemizde düzenli olarak görülen ve yuvalayan iki tür bulunuyor: Herkesin caretta caretta olarak bildiği ‘İribaş Deniz Kaplumbağası’ ve bilimsel adı ‘Chelonia Mydas’ olan yeşil deniz kaplumbağası. Yeşil kaplumbağanın erginleri otçuldur, iribaş deniz kaplumbağası ise etçildir. Son günlerde gündemde olan ısırma vakaları, iribaş deniz kaplumbağası ile alakalı olarak gelişiyor. Öncelikle bu konuda panik yapılacak bir duruma yol açılmaması en büyük temennimiz. Bu olaylar bize gelen ihbarlardan anlaşıldığı kadarıyla birkaç bireyden kaynaklanıyor. Ancak sorunun temelinde insan müdahalesinin olduğunu düşünüyoruz” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:

“Son yıllarda iyi niyetli olarak insanların deniz kaplumbağalarını beslediğini veya beraber yüzmek-sevmek amacıyla çok yaklaştığını görüyoruz. Her iki davranış da hayvanların normal beslenme düzenlerini değiştirirken, üzerlerinde yoğun stres oluşturacak eylemlerdir. Bu nedenle strese giren hayvanlar, kendini koruma içgüdüsü veya besin alacağını düşünerek insanlara doğru hamlelerde bulunabiliyorlar. Muğla’nın Dalyan Mahallesi İztuzu Kumsalı’nda elle besleme faaliyetleri geçtiğimiz yıl Valiliğin yazısıyla yasaklanmış ve Dalyan bölgesinde bu tür vakalar kesilmiştir. Bu nedenle tatil yöresinde bulunan işletmelerin ve tatillerini geçiren vatandaşlarımızın kaplumbağaları besleme, yanına gidip sevme gibi davranışları göstermemesi önemle rica olunur. Isırma vakası gösteren kaplumbağaların rehabilitasyon için merkezimize alınması yönündeki talepler, insanların bahsettiğimiz davranışlara devam etmesi halinde olumlu sonuçlanmayacaktır. Başka hayvanların da strese girerek kendini koruma içgüdüsüyle hareket etmesi olasıdır. İyi niyetle de olsa doğada bulunan vahşi bir hayvana yapılan bilinçsiz müdahaleler, onları korumaktan çok zarar verecektir.”

Haber: DHA

Paylaş
  • gplus
  • pinterest