emekli-tuggeneral-nejat-eslenBodrum’da tatilini geçiren emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, Süleyman Şah Türbesi’nin taşınmasının Türkiye’nin Suriye’deki siyasi gücünü ve askeri caydırıcılığını kaybetmesine neden olduğunu öne sürerek, bunun yanlış bir karar olduğunu söyledi.

Tatilini Bodrum’da geçiren emekli Tuğgeneral Nejat Eslen, Süleyman Şah Türbesi’nin taşınması hakkında son günlerde tekrar basında haberlerin yer alması üzerine değerlendirme yaptı. Türbenin taşınmasının yanlış olduğunu belirten Eslen, “Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu topraklar, Anadolu toprakları gibi bizim coğrafyamızın bir parçasıydı. Uluslararası hukuka göre orayı koruma hakkımız vardı. O zaman yanlış bir hareket yapıldı. Bir gazetede yapılan habere göre Amerika, ‘IŞİD bölgeye geliyor, size zarar verir’ diye bize baskı yapmış. Biz de bu baskı sonucunda türbeyi oradan çekmişiz. Aslında bu doğru bir hareket değildi. Çünkü orada Türk askerinin adımı vardı. Bugün Türk ordusunun etkinliğine ihtiyaç duyuyoruz Suriye’de. O bir ilk adım olabilirdi. Bir de o zamanlar Türkiye’yi yönetenler, ‘Ortadoğu bizden sorulur, Suriye bizim iç meselemizdir’ diyorlardı. Bu da bir tenakuz yarattı. Oradaki toprakların korunması Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin prestiji ile de çok yakından ilgiliydi” dedi.

“Türkiye prestij kaybetti”

Türbeyi taşımaktan başka bir yol daha olduğunu söyleyen Eslen, “Tabii büyük bir devletseniz, büyük bir devlet gibi davranmanız gerekir. Amerika’nın baskılarıyla bu tür kararları almamak ve uygulamamak gerekir. Şimdi o eylemin yanlış olduğunu görüyoruz. ‘Keşke türbeyi oradan çekmeseydik’ diyoruz. Peki o zaman ne yapılabilirdi? İki hareket tarzımız mümkündü. Birincisi: yapıldığı gibi, türbeyi oradan taşımak ve o riski ortadan kaldırmak. İkincisi de: güçlü bir askeri birliği oraya yollayarak, oraya geçici olarak yerleşmek ve bölgeye bir deklarasyonda bulunmak. Savaş bitinceye kadar türbenin güvenliğini kendi toprağımızın güvenliğini sağlamak için buradayız, savaş bittikten sonra askerimizi çekeceğiz demek. Orada bulunan silahlı unsurların duyabileceği şekilde eğer bizi tehdit ederseniz, tespit edilen bölgeye girdiğiniz takdirde düşman gibi muamele göreceksiniz diye bildiride bulunmak ve caydırıcı bir unsur olarak güçlü bir Türkiye’nin bir unsuru olarak güçlü Türk ordusunun unsuru olarak orada bulunmak. Tabii bunu yapmadık, bunun tam tersini yaptık. Türkiye prestij kaybetti. Hem de Suriye’deki siyasi gücünü kaybetti, askeri caydırıcılığını kaybetti, yanlış bir karardı” dedi.

Haber: DHA

Paylaş
  • gplus
  • pinterest