adaliyali-kisebuku-uyduDenizde Birlik Platformu Adalıyalı’nın korunması için bir açıklama yayınladı. Kissebükü Adalıyalı’da yapılması planlanan turizm tesisi ile ilgili bir açıklama yayınlayan platform dikkatleri bölgeye çekiyor.

Açıklama şöyle:

Adalıyalı Koruma Girişimi

Denizde Birlik Platformu olarak son dönemlerde oluşan gelişmeler sebebiyle, siz değerli katılımcıların uzun yıllardır yakinen bildiği ve takip ettiği Adalıyalı tahsisine ilişkin soruna çözüm yaratabilmek için bir koruma girişimi başlattık.

Adalıyalı Koyu Kissebükü olarak dillendirilen Alakışla Limanı’nın Kuzeybatı sahilinde içinde minik bir adası olan küçük bir koyudur. Koyun kara bölümü tamamıyla ormanlarla kaplı 2.Derece Doğal Sit olarak ve içinde 1.Derece Arkeolojik Sitlerin bulunduğu 3.Derece Arkeolojik SİT olarak tescillenmiştir.  Adalıyalı koyu Alakışla limanının yani Kissebükü’nün bütünselliği içinde ayrılmaz bir bölümüdür.

2005 yılında başlanılan koruma girişimleri bugüne dek pek çok değerli STK ve Platform tarafından korunmayı başarmıştır. Günümüzde gelişen yeni olaylar sonucu; çevre bilinci olan ve ekmeğini denizden kazanan biz Bodrumlu denizciler olarak Adalıyalı’yı koruma görevi yine bizlerin omuzlarındadır. Gelecek nesillere devredeceğimiz, denizcilik kültürümüzü ve koylarımızı bu ve buna benzer sosyal sorumluluk projeleriyle mümkün kılacağımıza inancımız tamdır.

14 senedir korunması için çaba sarf edilen ve bugüne dek korumayı başardığımız Adalıyalı’nın başına gelenleri ve bugün hangi tehdit altında olduğunu sizlere kronolojik olarak sıkmamaya çalışarak müsaadenizle aktarmak istiyoruz.

2005:

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı 2005/1 Tahsis şartnamesiyle Türkiye çapındaki tahsisleri arasında Alakışla Limanı (Kissebükü) Adalıyalı ve Narlıyalı Koylarını içine alan 2.Derece Doğal SİT bölgesinde 3 firmaya toplan 2.500 (1.000+1.000+500) yataklı 3 adet turizm tesisleri yapması için devlet arazilerini tahsis ediyor.

1.000 yataklı otel için tahsisi yapılan firmalardan birisi ETSGRUP/VOYAGE OTELLER grubudur.

2005:

Tahsise açılan söz konusu bölgenin, doğa, çevre, tarihi doku ve deniz turizmini olumsuz etkileyeceğini gören Bodrum Sivil Toplum Kuruluşları Mavi Yol Girişimi adı altında bir platformda toplanarak çeşitli girişimlerle bu tahsislerin iptali için çalışmalar yaparak konuyu gündeme taşıyor.

2006:

Muğla İdare Mahkemesi’ne ve Danıştay’a tahsislerin iptaline ilişkin davalar açılıyor

2006-2007:

Bodrumlular ve denizciler Bodrum’un neredeyse tüm kuruluşları ile birlikte davranarak tahsislere karşı tavır alıyor ve Mavi Yol’un bu konudaki eylemlerine destek veriyor. Konu yurtdışına da taşınıyor. Tahsislerin iptali için açılan imza kampanyasında 130.000 imza toplanıyor.

2006 (05.12)

Antalya Barosunun açtığı davaya istinaden Danıştay 6. Dairesi yürütmeyi durdurma kararı veriyor ve orman alanlarının tahsisini yanlış bularak davayı Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor.

2007 (07.05)

Anayasa Mahkemesi Orman tahsislerini Anayasa’ya aykırı buluyor, bu nedenle Kültür ve Turizm Bakanlığı yurt çapında orman alanlarına verdiği 53 tahsisi iptal ediyor.

2008 (07.05)

Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizmi Teşvik Kanunu’na Geçici Madde 9- (Ek: 7/5/2008-5761/6 md.) ile

24/11/2007 tarihinden önce, ön izin ve kesin tahsis aşamasındaki orman sayılan yerlere ilişkin verilen izinlerden ilgilisinin otuz gün içerisinde talepte bulunması halinde bu Kanun hükümlerine uygunluğu tespit edilen tahsislere kaldığı yerden devam edilir. Hükmü getiriyor.

2008 (21.05)

ETSGRUP/Voyage otellerin sahibi Mehmet Ersoy; Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan Turizmi Teşvik Kanunu’ndaki geçici 9.Maddeye istinaden iptal edilen tahsisinin kaldığı yerden devamını istiyor.

Ancak Bakanlık 10.10.2007 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına söz konusu alanın “orman alanı” olarak işaretlenmesi ve anılan planların Danıştay 6.Dairesinin 18.12.2009 tarih ve E:2007/7166 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle talebi reddediyor.

2013:

Geçmişte bakan ve müsteşar düzeyinde dahi defalarca bu bölgede yapılaşma izni vermeyiz diyen Kültür ve Turizm Bakanlığına rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı hazırladığı 1/25.000 ölçekli Revizyon çevre düzeni imar planında Adalıyalı’da daha önce iptal edilen tahsislerin yerinde bir alana Turizm Tesisi (T1) işareti koyuyor.   1/25 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni  İmar Planının iptali davası açılmış ve halen görülmektedir.

2013 (15.05)

ETS GRUP ve VOYAGE Otellerinin sahibi Mehmet Ersoy bir dilekçeyle Adalıyalı’da ETS Grubun iptal edilen 2005 ön tahsis alanının orman alanından turizm tesis alanına dönüştürülmüş olması nedeniyle ön iznin ihya edilmesini istiyor.

2014 (15.03)

Kültür ve Turizm Bakanlığı Başbakanlıktan ön izin işlemlerinin kaldığı yerden devamını, ön izin aşamasında yeni kurulacak şirket adına kesin tahsis işleminin yapılmasını, Maliye Bakanlığı da üst hakkı kurulmasına izin verilmesini Başbakanlıktan talep etmişler, söz konusu talepler 2012/15 sayılı  Başbakanlık Genelgesi kapsamında uygun bulunmuş ve ön iznin kaldığı yerden devamı onaylanıyor..

Böylelikle VOYAGE Oteller grubu Kissebükü’nün Adalıyalı Koy’unda 1.000 yataklı 490 odalı otel yapmak üzere planlama yapıyor.

ÇED Yönetmeliğinde 100 oda ve üzerindeki turizm tesislerine ÇED raporu alma zorunluluğu 03.EKİM.2013 tarihinde yayınlanan yeni ÇED yönetmeliğinde 500 odaya çıkartılıyor.

2014 (10.04) :

Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Adalıyalı Mevkiinde yapılan inceleme sonucunda bölgenin 1. Ve 3. Derece Arkeolojik si alanı olarak tesciline karar veriyor. Tahsis yapılan arazinin içinde 3 adet alan 1. Derece sit alanı olarak tescillenmiş oluyor.

2014 (21.11) :

Firmanın Talebi üzerine Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 2.Derece Doğal Sit, I. ve III. Derece Arkeolojik Sit alanı ilan edilen Adalıyalı’daki bu yer için ÇED araştırmasına gerek görmeyerek “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı  veriyor.

2014 (12.12) :

DTO Bodrum Şubesi ve Denizciler Derneği bu kararı da mahkemeye taşıyor.

2014 (20.12) :

Akparti dahil 6 partinin yerel örgütleriyle 50 Sivil Toplum Kuruluşunun desteklediği basın toplantısı düzenleniyor. İmza kampanyası başlatılıyor ve ünlülerle hazırlanan film duyuruluyor.

2015:

1/1000 ve 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planı Muğla Valiliğince Askıya çıkarılmıştır. Bu plan gerek bizim açtığımız ve gerekçe Muğla Büyükşehir Belediyesi  tarafından açılan davalar neticesinde iptal edilmiştir.

Turizm Bakanlığı ETS- Ersoy Otelcilik A.Ş ‘ye ek Adalıyalı’da 25.000. m2 daha arazi tahsis etmiştir.

2018:

Bu tahsis üzerine yeniden 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma maçlı Nazım ve Uygulama planı  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylandı ve Muğla Valiliği tarafından askıya çıkarılmıştır. Bu planın iptali ile ilgili dava tarafımızdan açılmıştır.

 

2018:

Muğla Valiliği tarafından ek tahsis konusu 25.000.m2 alanla ilgili 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği Teklifi askıya çıkartılmıştır. Bu planın iptali  için dava açılmıştır.

 

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 3.04.2019  tarihli  uygunluk yazısı ile Ersoy Otelcilik İnşaat Turizm Aş. ‘nin talebi üzerine ADALIYALI ÇED sürecini başlanmasına karar vermiştir.

 

Muğla Valiliği  Adalıyalı Çevre Etki Değerlendirme  ilk toplantısı tarihini önce 2 Mayıs ve daha sonra 8 Mayıs 2019 olarak duyurmuştur.

 

 

adaliyali-kisebukuTURİZME YAPILAN YATIRIM VE TEŞVİKLERE ELBETTE KARŞI DEĞİLİZ.

 

Ancak yapılan yatırım ve teşvikler;

 

Birilerinin oda sayısını arttırırken diğer sektörün ekmek kapısını yağmalıyorsa;

Cevat Şakir’in küreklerini çekip dizlerine taşıyarak ünlendirdiği;

Bugün bu sıralarda oturan kişi ve kurumların imkan sahibi olmasını sağlayan mavi yolculuğu bitirmeye yönelik emsaller teşkil edecekse;

Gelecek nesillere aktarılacak orman ve arkeolojik alanlar tahrip edilip yağmalanacaksa;

Gökova’nın birbirinden değerli masalsı koyları talan edilerek peşkek çekilecekse;

Denizcilerin sığınacağı limanlar coğrafi yapıları bozulduğundan korunaklı olmaktan çıkacaksa;

Bizlerin ve müşterilerimizin hatıralarında onlarca anıya ev sahipliği yapan koylar evlatlarımızın hatıralarında yer alamayacak hale gelecekse;

 

Yapılanları teşvik ve yatırım olarak algılamamız mümkün değildir.

Çünkü yatırımlar geliştirmek ilerletmek ve güzelleştirmek için yapılır.

Tarihi ve çevreyi talan ederek, doğal dokuyu bozarak, bir başka turizm kaynağı olan mavi yolculuk sektörünü yok edecek hamleler yaparak geliştirilen projelen ancak kişisel rant sağlamak amacıyla yapılmış olur.

 

Kissebükü Bodrum’un Gökova Körfezine açılan kapısıdır. Bodrum’dan Kissebükü ne kadar olan koyların hepsinde yapılaşma gerçekleştiği için Gökova girişindeki ilk bakir koydur. 13 mil boyunca arada kalan tüm koylar turistik tesisler, bahçeli villalar veya küçük sahil köyleri olarak  yapılaşmış yerlerdir.

 

Doğal liman olarak yatçıların değerlendirebileceği böyle bakir koyların sayısı tüm Akdeniz’de sınırlıdır ve giderek de azalmaktadır. Hâkim rüzgârlardan korunaklı olması ve doğal güzelliği ile özel ve ticari  tüm yatçılar için  stratejik öneme sahip bir koydur.

Akdeniz çanağındaki özel yatçılar için ülkemizin cazibe merkezi haline gelme nedeni böyle hala bakir kalmış koylarımızın bulunmasıdır. Yeterli sayıda ve kalitede Marinaların bulunması da önemlidir ama bizi farklı kılan, bu koylarımızın korunaklı yapısı ve doğallıklarının bozulmamış olmasıdır.

 

Ticari Yatçılık – ‘’Mavi Yolculuk’’-  açısından da  koylarımızın bu yapısı bize dünya çapında bir rekabet avantajı sağlamaktadır.  Mavi Yolculuğun bizim denizlerimizde ve kıyılarımızda doğup büyüyerek dünya çapında bir destinasyon olması bir tesadüf değildir. Deniz Turizminin lokomotif sektörü olan yatçılığı korumamız ve sürdürebilmemiz ancak bu koyları yapılaşmadan  korumakla mümkündür. Tatil Köyü ve otel yaparak da turizme katkı sağlanıyor , neden deniz turizmi sorusunun yanıtı da burada yatmaktadır. Belki de en önemli özelliği , ülkemize uzun vadeli , sürdürülebilir turizm yapma imkanı sağlamasıdır. Koylarda  herhangi bir yapılaşmaya yol açmadığı için doğal alanlarımızı ve tarihi yerlerimizi ; böylece farklılığımızı ve  rekabet  avantajlarımızı koruyarak  ekonomiye katkı sağlanmaktadır.

 

Bunu ne Bodrumlular ne de Bodrumlu denizciler görmezden gelemez.

Zaman Denizde Birlik Zamanıdır!

Zaman geleceğimiz sahip çıkma zamanıdır!

Hep birlikte koruduğumuz hiçbir değer elimizden alınamaz buna inanıyoruz.

 

Tahsise konu yer

 

 

 

 

 

Paylaş
  • gplus
  • pinterest